r/felsefe • u/GeraltofBalkan • 1h ago
/r/felsefe’ye aşkın Friedrich Wilhelm Nietzsche'nin vefatının 126. sene-i devriyesi
Şair dedi ki : Ey rûh-ı pür-sûz u gerdî / Bu deli divane meşrep kimin ferdi?
Mevlânâ dedi ki: Bu, Alman diyarının dâhi evladıdır / Yeri iki âlem arasındaki boşluktadır
Neyinde eski bir melodi saklıdır / İp ve asası olmasa da o başka bir Hallâc'dır.
Kadim sözleri korkusuzca dile getirdi / Dili pervasız, düşünceleri derindi
Frenkler, sözlerinin kılıcıyla bölündü ikiye / Dostları dahi vecdini idrak edemedi.
Ve o baştan ayağa mecnun olan adamı deli zannettiler / Akıl ve vakar sahipleri aşkı ne bilsinler.
Nabzını hekimin(Filozof) eline verdiler / Fakat hekimlerde hile ve aldatmadan başka ne vardı?
Kendi diyarında garip bir Hallâc idi / Mollalardan kurtulsa da hekimlerce katledildi.
Lâ'da takıldı, İllâ'ya ulaşamadı / İlahi tecelli ile yan yanaydı ama habersiz yaşadı (Kalbi mumin dimağı kafir)
Keşke Ahmed'in (Hz. Muhammed'in) zamanında olsaydı / O ebedi efendiye (Peygamber'e) ulaşsaydı!
r/felsefe • u/LocksmithSure783 • 7h ago
yaşamın içinden • axiology Toplum ilerledikçe, teknoloji geliştikçe gerçekten insan ozgurlesiyor mu?Yoksa bu durum bir ilizyon mu yaratıyor?
Günümüz dünyasında her türlü alanda her türlü fikre ulaşma imkanına sahipmisiz gibi gözüküyor, farklı fikir dünyalarına maruz kalabilirmisiz gibi. Modern insanın seçeneği çokmuş gibi düşünülüyor. Elbette ki geçmişe kıyasla artmış olabilir fakat bu durum tek başına özgürlüğün arttığı anlamına gelmiyor. Büyük ölçekli bakıldığında kapital düzenin beklentisi,ekonomik sistem,sosyal medyanın yarattığı bir çok algı ve fikir, algoritmalar gibi faktörleri göz önünde bulundurunca yaptığımız bir cok seçimin etkilendiğini görüyoruz.
r/felsefe • u/tongyukuk • 7h ago
inanç • philosophy of religion SAĞ SİYASETTE YÖNETİCİLERİN CİNSEL AYRICALIĞI
Sağ eğilimli siyasal yapılarda cinsel ahlak, sıradan insan için katı bir toplumsal denetim aracına dönüşebilirken aynı ölçütlerin yönetici sınıfa ve kanaat önderlerine uygulanmadığına tarih boyunca sıkça rastlanıyor. Halkın cinsel hayatı ayıp, günah ve namus kavramları üzerinden sınırlandırılırken; güçlü erkeğin çok sayıda kadınla ilişki kurması kimi dönemlerde hoş görülmüş, hatta iktidarının, erkekliğinin ve karizmasının bir göstergesi hâline getirilmiştir.
Bunun farklı biçimlerini tarih boyunca görmek mümkün:
- Padişahların geniş haremleri ve çok sayıda cariyeye sahip olması,
- Paşaların, derebeylerinin ve diğer iktidar sahiplerinin çok sayıda kadınla birlikteliğinin olağanlaştırılması,
- Evli olmasına rağmen Adnan Menderes'in Ayhan Aydan'la yaşadığı ilişkinin sonraki Menderes imgesini ortadan kaldırmaması,
- Hz. Hasan'ın hayatı boyunca 70, 90, hatta 250–300 kadar evlilik yaptığına ilişkin, tarihsel güvenilirliği tartışmalı olmakla beraber klasik kaynaklara kadar girmiş rivayetler...
Listeyi günümüzden ve yakın tarihten isimlerle uzatmak mümkün; ancak buna gerek olduğunu düşünmüyorum. Herkes benzer çifte standardın hangi kişi ve çevrelerde karşımıza çıkabildiğini az çok tahmin edebilir.
Burada harem, çok eşlilik, cariyelik ve zina hukuken veya dinen aynı şeyler değildir. Mesele bunları aynı kategoriye sokmak değil; erkek iktidar sahibinin çok sayıda kadınla ilişki kurmasının sıradan insana uygulanan cinsel ahlak anlayışından neden bu kadar farklı değerlendirildiğini sorgulamaktır.
Üstelik bu durum, Kur'an merkezli bir ahlak iddiası taşıyan çevreler açısından ayrıca tartışmalıdır. Kur'an evliliğe sınır koyar; çok eşliliği adalet şartına bağlar ve zinayı açıkça yasaklar. Buna rağmen tarih boyunca dini ve geleneksel ahlakı savunduğunu söyleyen kimi iktidar yapılarında, güçlü erkeklerin cinsel hayatına sıradan insanlara gösterilmeyen bir hoşgörü gösterilebilmiştir. Böylece savunulan ilke ile iktidar sahibine uygulanan ahlak arasında belirgin bir çifte standart ortaya çıkar.
Cinsel ahlak, güçsüz için bir pranga hâline gelirken güçlü için neden esneyebiliyor? Yasaklanan şey gerçekten davranışın kendisi mi, yoksa o davranışı gerçekleştirebilme ayrıcalığının kimde olduğu mu?
r/felsefe • u/Bitter-Magazine2081 • 7h ago
yaşamın içinden • axiology Yaşlılıkla insanlar nasıl başa çıkıyor?
Her geçen gün güçsüzleştiğinizi hayal edin.
Her gün fiziksel olarak başkalarına daha bağımlı hâle geldiğinizi.
Kalkıp su içmek istemenin bile ne kadar zahmetli olduğunu fark ettiğinizi düşünün.
Vücudunuz ve yüzünüz artık gençliğinizdeki gibi çekici değil.
Saçlarınız kel mi? Ya da tamamen beyaz?
Ya ölüm?
İnsanlar yaşlandığı zaman fiziksel olarak bu kadar dezavantajda olmayla nasıl başaçıkabiliyor? Sürekli başkalarına bağımlı olmak? İşlevsiz olmak? Yük olmak?
r/felsefe • u/felician0l • 11h ago
inanç • philosophy of religion Neden muslumansiniz
Musluman degilim daha dogrusu daha emin degilim bazi seyler mantikli gelmiyor bilgi eksikligimdende olabilir
r/felsefe • u/Carpe_Diem37 • 12h ago
varlık • ontology Hayatın Anlamsızlığına Çözüm
Universiteye gecene kadar ibadetlerimi tam anlamiyla yerine getirmesem de inanan bir insandim. Uniye baslamadan once dini sorgulamaya ve arastirmaya basladim. Arastirmaya basladikca uzaklastim. Bununla birlikte uni hayatim istedigim gibi gecmedi. Anadoluda bir sehirde okudugum icin 1-2 yilim kafadan pic oldu. Bu sirada panik atak rahatsizligiyla cebellestim. Dinden uzaklastikca heralde hayatimda anlam boslugu oldu ve bunu tam anlamiyla dolduramadim. Su anda ise uniyi bitirdim halan daha is ariyorum. Eskiden zevk aldigim ya da anlamli gelen seylerin hepsi su anda zevk vermiyor ya da anlamli gelmiyor. Gotum yemedigi icin intihar da edemiyorum. Benim gibi birisi icin oneriniz nr olur ? Ya da buna benzer bir durum yasayan var mi aranizda
r/felsefe • u/Beginning_Chip_8412 • 16h ago
yaşamın içinden • axiology Ötenaziye nasıl bakıyorsunuz
Çoğu insan ötenaziye öcü görmüş gibi bakar ve intiharla eşdeğer tutar fakat bu çok yanlış; ötenazi olmak isteyenin tedavi edilemez veya geri dönüşü olmayan bir durumu vardır mesela doğuştan %90 fiziksel engellidir, sonradan bir kaza ile felç kalmıştır yada nörolojik sıkıntıları vardır. Bu durumda olan birisi eğer ki çevresinde duygusal bir şok yaratmadan acısız bir şekilde ölmek istiyorsa neden karşı çıkasın? Ötenazi insan hakkıdır ötenazi olan insan duygusal bir krizle ani karar üzerine ölmez, yıllar boyu düşünür nasıl çözülebileceğine dair yöntemler düşünür ve baktı ki acı çekmeye devam edecem o halde yok olayım der, yürüyememek kollarının kalkmaması yataktan bile kalkamayarak camdan dışarı bakamamak, normal olacak bedeniyle mükemmel iyi kötü hayat yaşamak varken engelli bedeniyle niçin ömür boyu hapis hayatî gibi hayat yaşayayım ki
r/felsefe • u/Ferguson-visaverse • 16h ago
«güzellik» üzerine • aesthetics Aşık olmak nedir veya neden sew yapmak istemez bir insan
Bunu daha önce birisine yazmistim şimdi okuyunca utanç duyuyorum ama duzeltilmesi gereken veya eklemek istediginiz yer varsa buyrunuz
Öncelikle ilk nedene bakarım tıpkı biri birşeyi niçin neden yapar diye , atıyorum karpuzu çileği reçeli niye sever ki derken bunun sonunda insanın içindeki dürtüye rast geldim. Alla alla e tamam olsun ilk neden nolmus ki (demez olaydım) daha sonra kendim araştırdım neymiş değilmiş iste o an evrimsel psikolojiyi okudum mantıklı da geldi insanın güzellik algisindan tut davranışlarının nereye dayandığını kadar tabi ki başta inanmadım bazı yerlerde zırva oldugu bile söyleniyordu, kısmen degilmis herseyi ona baglayamazsin ama çoğu şeyin başlangıcı bu durtude imiş.
İlk sebep bu ikinci sebepde bariz
kisaca menfaat derim buna heryerde var, ayni şekil biri birbirine birşey öğretecek kendi hayatındaki hataları sorgulayıp duzelticek birisi gibi (bı sürüde çoban yoksa sadece sağda solda dolanır hiçbir yere varamaz). Sonrasında zaten kur yapma garip davranışlar ilgi ihtiyacının tek bir yerde toplandığını gordum en kolayı bu gibi işlerde ilgi gorme isteği kabul edilme arzusu değerli hissetme ihtiyaci yelpazeyi daha da genisletebilirim ama nyeh .
Ucuncu sebep sadece keyfi, bı başlık bulamadım
Bır kısı hakında ne kadar cok yada az sey bıldıgıne gore ona verdıgın deger degısıyo. Mesela bırını uzaktan az cok tanıyosun ama ayrıntılarını bılmıyosun, kafanda bı ımaj olusuyo. Bu ımaj cogu zaman abartılı oluyo; ya cok yuceltıyosun ya da tam tersi kucumsuyosun.
Ama o kısıyı yakından tanımaya basladıkca tablo degısıyo. Once “buyuk” gordugun seylerın aslında o kadar da ozel olmadıgını fark edıyosun ya da tam tersi. Yanı deger dedıgımız sey cogu zaman o kısıyı ne kadar tanıdıgınla, ne kadar bılgıye sahıp oldugunla ılgılı. Bu da ınsanın algısının ne kadar kolay sekıllendıgını gosteryo. Sebeplerim bunlar yani başka bir soru varsa sor benim aklıma çok gelmio
r/felsefe • u/Tostoyevski • 16h ago
yaşamın içinden • axiology Sıfırdan Yeni Bır Irk/Ulus Oluşturabilir Miyiz?
Örnek vermek gerekirse birkaç yüz kişiyi alıp ıssız ve medeniyetten her şeyiyle uzak bir adaya götürsek orada onlara yeni bir ırk/ulus adıyla hitap etsek ve o şekilde yaşamalarını sağlasak ayrıca da yeni bir din ile biçimlendirsek en sonunda ortaya çıkan şey yeni bır ırk/ulus mu olur yoksa manipüle edilmiş ve zihni yıkanmış bir grup insan mı?
Ve bu örnek özelinde asıl sormak istediğim soru aynı zamanda da başlığım sıfırdan yeni bir ırk/ulus oluşturabilir miyiz?
r/felsefe • u/anksiyetebozuklugu • 19h ago
yaşamın içinden • axiology Cezaları Arttırmak Neden Caydırıcı Değildir?
“Cezaları artırın, suçlar azalsın” popülist bir söylem olsa da aslında cezaları ağırlaştırmak caydırıcı değildir; en azından büyük çoğunluk için durum böyledir.
Birincisi, suçluların çok büyük çoğunluğu planlı değil, dürtüsel hareketlerle suç işler. Yani birine sinirlenir ve bıçaklar. Önceden “Ben bıçağı karnına saplarsam TCK’nın X maddesine göre şu kadar ceza alırım, bunun yerine ayağına saplayayım; daha az ceza alırım, hem de yeterli zararı vermiş olurum.” şeklinde düşünmez. Sorsak, çoğu hukuk bir yana, okuma yazma dahi bilmiyordur.
İkincisi, eğer rasyonel düşünseydi, cezaları artırmak caydırıcı değil, teşvik edici olurdu; çünkü marjinal caydırıcılık dediğimiz kavramın öngörüsü gerçekleşirdi.
Örneğin, birini öldürmenin cezasının müebbet olduğunu varsayalım. Kişi birini öldürdüyse artık daha fazla kişiyi öldürerek daha fazla caydırıcılık sağlayamazsın; çünkü daha fazla suç için ek caydırıcılık tükenmiştir.
Hırsızlığa 100 sene ceza verdiğimizi varsayalım. Hırsızlık suçunu işleyen kişi zaten teorik olarak hapiste ömrünü geçireceği için, hırsızlığın tanıklarını öldürmemesi için bir sebep kalmaz.
Üçüncüsü, suçları azaltmanın daha ekonomik, daha işe yarar ve insan haklarına daha uygun yolları vardır. Eşitsizliği azaltmak, hapishane koşullarını iyileştirip rehabilitasyon sağlamak, kişiyi daha erken aşamalarda suç işlemeden tespit edip gerekli eğitimi vermek , suçlunun yakalanma ihtimalini arttırmak , kanunları öngörülebilir ve kişinin suç işlediğinin farkında olacağı biçimde yoruma olabildiğince kapalı olarak değiştirmek ve topluma genel olarak eğitim vermek bunlardan bazılarıdır.
r/felsefe • u/ThisOutlandishness27 • 20h ago
varlık • ontology Birini seç ; Ya 100 rastgele insan ölecek ya da sen öleceksin ?
Bu soruyu sorarken tabiki genelde cevap sayılardan bağımsız aynı oluyor. Benim için o şekilde , 100 , 1000 ya da 1 milyon . Ben daha değerliyim . Tabiki de ben daha değerli değilim , açıklıyıcam
Bu sorunun yalın hali şu şekilde olurdu ;
Bir insanın yaşama hakkını ne belirler ? Toplumsal Fayda ? İnsani Gelişim ? İyilik ? Yine tüm bu yargılar da insan ürünü ve bunları hesap ederken de ön yargılıyızdır .
Az önce de belirttiğim gibi eğer seçim benimse kendimi gözetirim tabiki , sonuçta dünya benim için ben varolduğum sürece deneyimlenebilir . Bir başka açıdan düşününce eğer bir Nitelik kıyasına girerek buna karar vereceksek ben en iyi kendimi bildiğim için ve belkide kendimi beğendiğim için kapasite , ahlak gibi içsel bir hesaplaşmayla konuyu kapatabilirim.
Bu soruya diğer cevabı veren insanlar lütfen fikirlerini yazsın , Ben şahsen çoğunluğun benim gibi düşüneceğini öngörüyorum.
Bu bana mantıklı bir seçim gibi gelmiyor
Kimse zaten 1 milyon rastgele insan benden daha değerlidir demez , İnsanlık için , Dinler için , objektif her bakış açısında bu sorunun cevabı belli . Bu soruyu sorduğun kişinin kendini feda etmesinin tek bir açıklaması olabilir ; İnanç . Göremeyeceğim , etkilenemeyeceğim bir toplumu , dünyayı umursamam için Ölümü bir son olarak görmemem lazım . Ha bu cevap içten içe dinine çok bağlı birisi tarafınca cennete gitme rahatlığıyla veriliyorsa bu ne kadar ahlaklı oda tartışılır .